Kategoriler
Akıllı ev

Akıllı Evim: Kullandığım ve Sevdiğim Donanımlar

Bir evi akıllandırmayı çalışmanın en can alıcı yanı (ve elbette en maliyetli yanı) kullanacağınız donanımları seçmek oluyor. Donanım tercih ederken bir yandan işinize yaraması bir yandan da sürdürülebilir bir destek sunması son derece önemli. Bu yazıda akıllı ev yolculuğunda tercih edebileceğiniz donanımlar hakkında fikir vermesi için kendi kullandığım donanımlardan bahsedeceğim. İlgilendiğiniz bir donanımla ilgili daha detaylı sorularınız olursa yorum bırakabilirsiniz.


Bilgisayar(lar)

Evde daimi bir bilgisayar (intel) çalıştırmak genelde çok tercih ettiğim bir çözüm değil. İstanbul şartlarına göre oldukça sessiz bir evde oturduğum için aktif fanı olan bir cihazın evde çalışmasını çok istemiyoruz. Hem bu yüzden hem de intel tabanlı cihazların elektrik tüketiminin yüksek olmasından dolayı evi yönetmek için iki tane tek kart bilgisayar kullanıyorum. Bu cihazların sevdiğim yanı pasif soğutmalı oldukları için çalışırken hiç ses çıkarmamaları ve ailemizin iki küçük üyesi olan Deniz (1,5 yaş – bebek) ve Bıdık’ın (5,5 yaş – kedi) ulaşmasının zor olduğu yerlere kolayca konabilmeleri. Performanslarının çok yüksek olmaması ve disk yerine SD karttan çalıştıkları için hatalara açık olmasıysa dezavantajları.

Maliyetleri son gelen yasal düzenlemeler nedeniyle yükselmiş olsa da eğer evinizde bu işlere ayıracak yedek bir bilgisayarınız yoksa tavsiyem bu hobi için başlangıç olarak tek kart bir bilgisayar edinmeniz. Gelecekte daha fazla performansa ihtiyacınız olursa Intel Nuc serisine terfi edebilirsiniz. Ben evde 1 adet Raspberry Pi 3 ile Asus Tinker Board kullanıyorum.

Asus Tinker Board: RPi 3’e göre daha yüksek RAM kapasitesi olması nedeniyle ana bilgisayar olarak bu cihazı kullanır vaziyetteyim. Üstünde evin tüm “aklından” sorumlu olan Home Assistant’ın çalıştığı bu cihaz aynı zamanda evde kullandığım reklam önleyici olan Pi Hole’u ve evde yer alan çoğu cihazla iletişim kurmamı sağlayan Zigbee ağ geçidi olan Raspbee’yi üstünde barındırıyor. Yine konum ve cihaz yönetim için kullandığım yerel MQTT sunucusu da bu cihaz üzerinde çalışıyor. Cihazı yakın bir zamana kadar kablosuz olarak kullanıyordum ama kısa bir süre önce ağ performansının artması için kablolu hale getirdim.

Raspberry Pi 3: Bu cihazı daha çok multimedya işleri için kullanıyorum. Üstünde Plex, Sonarr, Jackett, Radarr ve Pi Hole çalışıyor. Bu cihazda da Pi Hole kurulu olmasının nedeniyse yedeklilik. Zaman zaman (temizlik günleri…) Tinker Board’un gücü kesilebiliyor. Böyle bir durumda ev halkının ve cihazların internete çıkabilmesi için ikinci bir DNS sunucusuna yani ikinci bir Pi Hole’a ihtiyaç var. Bu sebeple yedekli bir yapıda kullanıyorum. Bu cihaz da Plex nedeniyle ağa kablolu olarak bağlanıyor.

Her iki cihazda da birer Linux dağıtımı çalışıyor ve headless (bir monitöre bağlı olmadan) çalışıyorlar. Oturduğum semtte elektrik kesintisi sık olmadığından cihazlar bir UPS’e bağlı değil ama umarım yakın zamanda cihazları UPS’e de bağalayacağım. Yazının fazla uzamaması bahsettiğim servislerin ne işe yaradıkları konusunu gelecek yazılara bırakıyorum fakat dilerseniz web sitelerinden ne işler yaptıklarına bakabilirsiniz.

Sensörler

Malumunuz ölçmediğiniz şeyi yönetemezsiniz. Bu ünlü endüstri mühendisliği motivasyon cümlesinin ana fikri aslında akıllandırmaya çalıştığınız eviniz için de geçerli. Bizler etrafımızdaki çevreyi duyu organlarımızla algılar ve bu organların bize sağladıkları veriyi işleyerek hayatımızı idame ettirecek kararlar veririz. Evinizde de benzer bir durum var aslında. Evinizi akıllandırma sürecinde yaptığınız temel iş sizin algılayıp yaptığınız bir eylemi evin kendisinin algılayacağı hale getirip eylemin otomatize olmasını sağlamak.

Örneğin karanlık olduğunda kalkıp ışığı açmanız sizin için çok sıradan bir eylemken evinizin bunu yapabilmesi için üç tane temel ihtiyacı vardır.

  • Karanlık olduğunu söyleyen bir sensör: Burada hayal gücünüzü olabildiğince canlı tutmanız gerekmekte. Bu sensörün illa ışık seviyesini algılayan fiziksel bir cihaz olmasını söylemesine gerek yok. Sadece konumunuza göre gün batımı ve gün doğumu saatlerini alan bir yazılımsal sensör de işinizi rahatlıkla görebilir.
  • Veriyi işleyip aksiyon alacak bir araç: Benim tavsiyem bu aracın bir yazılım olması olacak elbette. Bu blogun gelecekte en çok bahsedeceği şeylerden biri olan Home Assistant ilk ve tek tercihiniz olsun derim =).
  • Akıllı bir aydınlatma bileşeni: Eviniz karanlık olduğunu bir şekilde anladı ve belirlemiş olduğunuz karanlık değeri aşıldığında bir aksiyon almaya karar verdi. Bu aksiyon tahmin edeceğiniz gibi evi aydınlatmak olduğunan burada mutlaka bir donanıma ihtiyaç duyuyoruz. Bu donanım bir akıllı ampül, bir aydınlatma elemanı, akıllı bir röle ya da akıllı bir priz olabilir. Ne olacağı size kalmış yeter ki 2. adımdaki yazılım tarafından erişilip uzaktan kontrol edilebiliyor olsun.

Ben de kendi evimde gerek olan biteni anlamak gerekse bazı otomasyonlar kotarmak için bir dizi sensör kullanıyorum.

Herhalde sıcağı sevmediğimden ve bunu ölçmek istediğimden en fazla sahip olduğum sensörler sıcaklık, nem ve basınç sensörleri. Evde toplam 4 tane Xioami Aqara Zigbee sensörüm var. Bunlar oldukları odada ilgili değerleri ortalama 30 dakikada bir ölçüp Zigbee üzerinden HA’ya bildiriyorlar. 2032 pil (anakart pili) ile çalışıyorlar ve ortalamada bir pille neredeyse 1 yıla yakın bir süre hizmet veriyorlar. Bir kaç farklı termometre ile ölçümlerini kontrol etme şansım oldu. Genelde çok tutarlı olduklarını söyleyebilirim.

Ev kapısının açık olup olmadığını anlamak gibi standart işler için manyetik kontak sensörlerim var. Bu sensörden de yine 4 adet bulunuyor. İki parça olan bu sensörde, sensörün akıllı parçası yakınındaki mıknatısı algıladığı zaman kapalı ve algıyı kaybettiği anda açık sinyalini gönderiyor. Burada da tercihim muadillerine göre ucuz olması sebebiyle Xioami Aqara oldu. Pil ile ilgili yazdıklarım burada da geçerli.

Hareket algılamak için de 2 sensör kullanıyorum. Burada da tercihim IKEA’nın Tradfri ailesinin haraket sensörleri oldu. Yine pille çalışan bu sensörler geçme sıklığınıza göre 6-8 ay arasında sorunsuz çalışabiliyor.

Yakın zamanda kurgulamak istediğim bir otomasyon için cep telefonumun arabama bindiğimi anlaması gerekiyordu. Bunun için de bir BLE proximity sensörü olan Tile kullanıyorum. Normalde küçük eşyaların kaybolmaması için kullanılan bu sensör benim otomasyonumda menzildeyse arabadayım manasına geliyor.

Ben ve eşimin konumlarını alıp işleyebilmek için telefonlarımızda GPS verisini owntracks ve HA mobil uygulama üzerinden paylaşıyoruz. Son olarak elektrik tüketimini ölçmek ve bazı cihazların çalışıp çalışmadığını anlamak için de elektrik tüketimini ölçen iki sensör kullanıyorum.

Tüm bu fiziksel sensörlerin yanı sıra pille çalışıp doluluk yüzdesi gönderen tüm sensörlerin pil oranlarını, cihazların yük durumlarını, disk seviyelerini, evdeki İnternet hızını, ping değerlerini, engellediğim reklam sayısını, kablosuz ağa bağlı cihazların indirme ve yükleme verilerini, izlediğim dizilerin izlemediğim bölüm sayılarını, hava durumunu, hava kalitesini ve bunun gibi bazısını neden tuttuğumu benim de bilemediğim veriyi sanal sensörler olarak tutuyorum.

Kameralar

Evde şu an için üç tane kameram var aktif olarak çalışan. Bunların tamamı kendi firmwareleri ile değil custom firmwareler ile çalışıyor. Buradaki ana fikir cihazların tamamen yerel ağda çalışıp internete çıkmaması üzerine kurulu. Böylece elimden geldiğince gizliliğe önem vermeye çalışıyorum.

Kameralardan birisi Wyze, birisi Xioami ve diğeri Motorola. Her birisi görüntüyü RTSP aracılığı ile gönderiyor ve ilk iki kamera aynı zamanda MQTT aracılığıyla kontrol edilebiliyor. Böylece kameralar özellikle açmadıysak ancak alarm dışarıda modunda kurulduğunda görüntü stream ediyor. Alarm devre dışı kaldığındaysa kameraların üstündeki RTSP sunucusunu öldürüyorum. Gelecekte hedefim alarm devre dışı kaldığında kameranın elektrik bağlantısını kesmek olacak.

Sesli Asistanlar

Gizliliğin son durağına geldiğinizde trenden inerken sizi sesli asistanlar karşılar. Evet katılıyorum evime kendi elimle kulak koydum farkındayım ama Alexa iki dürüm bi lahmacun hadi ablam demenin zevki de ayrı.

Uzunca bir süredir evde Amazon Echo sesli asistanları kullanıyoruz. Başta eşim de ben de alışmakta zorluk çeksek de şimdi hem müzik dinlemek hem de ışık kontrolü, hava durumu trafik bilgisi gibi şeyler için Echo kullanıyoruz. Farklı jenerasyonlardan olan 5 tane Echo Dot sahibiyiz.

Düğmeler

Hani her şey otomatikti hani Alexa diyorduk turn diyorduk off diyorduk table lamp diyorduk bu düğme de ne dediğinizi duyar gibiyim ama hem zaman zaman daha kolay olduğundan hem de alıştığımız hayat bu olduğundan bazı kablosuz anahtarlar da kullanıyoruz. Bu alanda aynı anda birden fazla ışığı kontrol ettiğimiz kumandalarımızı yoğunlukla kullandığımızı söyleyebilirim.

1 adet IKEA Reosta, 1 adet IKEA kumanda, 1 adet Xioami akıllı anahtar, 1 adet Philips Hue kumanda ve 1 adet IKEA aç-kapa düğmesi evin çeşitli yerlerine dağılmış durumda.

Aydınlatma

Akıllı aydınlatma herhalde tüm ev otomasyon sistemleri içinde herkesin en sevdiği alan. Ben de ampüllerle, şerit ledlerle oynamayı gerçekten çok seviyorum. Bu kapsamda evdeki 1 ampül dışında tüm ampüllerimiz Zigbee ile kontrol edilebiliyor. Bu tarafta da 3 adet HUE RGB, 1 adet Hue Beyaz, 8 tane IKEA Tradfri ampüle sahibim. Aynı zamanda 2 adet led şeritim ve 4 adet de akıllı prizim var. Bunların hepsini bir arada kullanarak gerek görev aydınlatması gerek ortam aydınlatması gerekse ambiyans aydınlatması gibi şeyleri otomatize edebiliyorum. Örneğin film izlemeye başladığımda ışıkları kısmak ya da evde olmadığımız zamanlarda ışıkların tamamen kapanmasını sağlamak gibi işleri yapmak mümkün.

Diğer Cihazlar

Benim açımdan geriye aslında çok fazla donanım kalmadı. Kumandalı cihazları kontrol etmek için bir IR cihazım, Xbox One, PS4, Apple TV ve Plex için Chromcast kullanıyorum. Evde IP alan cihaz sayısı bazen fazla olduğundan AP olarak Ubiquiti kullanıyorum kesinlikle tavsiye ederim. Merkezi sistemli bir evde oturduğumuz için ısıtma elemanlarını ne yazık ki akıllandıramadım ama aklımda yazın vanalardan bir kaçını termostatik vana ile değiştirmek ve sonrasında kaloriferi açıp kapatma işini de HA’ya devretmek istiyorum.

“Akıllı Evim: Kullandığım ve Sevdiğim Donanımlar” için 7 yanıt

Akın Bey elinize sağlık keyifle okudum.
Kapıdaki manyetik sensör hakkında bir fikir vermek istiyorum. Kullandığınız sensöre -yanlış bilmiyorsam- mıknatıs yerleştirildiğinde kapının kapalı olduğunu düşünmeye devam edecektir. Bunun yerine optik sensör kullanmanızı tavsiye ederim.
Şu anki ATM projemizde bu sensör ile Alıcı-Verici tarafına hashlenmis kod yollayarak birbirilerini gördüklerini doğruluyoruz. Böylece verici tarafından hashlenmiş dizi gelmediği sürece kapının açık olduğu varsayılıyor.

Böyle bir yöntemle kapının kapandığından daha emin olabilirsiniz. Optik sensör + manyetik sensör ile güvenlik düzeyini arttırabilirsiniz diye düşünüyorum.
Dezavantaj olarak eğer açık halde sensörü kullanırsanız zamanla tozdan dolayı alıcı-verici iletişimi kopabilir.

(Bu arada optik ile alakalı kısımda embedded çalışan bir kod mevcut. Elektronikçi arkadaşımız PIC ile programladı. Ben raspberry tarafında arkadaşın belirttiği adreslere i2c protokolü ile istek yollayarak verici ile alıcının doğrulama kontrolünü yaptırıp logluyorum.)

Tek yaşamaya başlarsam -inşallah- bir gün dediğiniz tüm ürünleri inceleyip denemeye çalışacağım. Daha fazla geç kalmadan tabi 🙂

Oktay Bey Selamlar,

Yorumunuz için teşekkürler. Manyetik sensörle ilgili görüşünüze katılıyorum. Özellikle sensör saldırı gelebilecek taraftan görülüyorsa kandırılması çok zor değil. Burada sensörün yerinin tam belli olmaması kapıda sensör olduğunu bilmeyen birisi için yeterince sürpriz efekti yaratıyor. Öte yandan optik sensör çok daha güvenli olsa da bakımı daha zor. Zira manyetik sensör sadece aç / kapa anında tetikleniyor ve radyo için elektrik harcıyor. Optik sensör ise yanlış bilmiyorsam çalışmak için daimi enerjiye ihtiyaç duyuyor. Bu da ev için kablolama manasına geliyor ki ev ortamında zor oluyor.

Merhaba Akin Bey,

Optik sensörlerin malesef öyle bir ihtiyacı var, çok güç harcamasa da kablolamayla beraber ev için sıkıntı yaratabilir.

Sürprizlerle dolu bir kapı cok daha iyi bir tercih tabi 🙂

Merhabalar,
Yazılarınız oldukça ilgimi çekti. Açıkçası çok uzun zamandır aklımda olan şeyleri yapmışsınız.
Bir çok sorum var ama ilk şunu sorayım: akıllı anahtar olarak ne kullanıyorsunuz? Örneğin ışıkları, (kullanıyorsanız) panjurları kapatıp açmak için? (Anahtarları yazdığınız paragrafa baktım ama Xiaomi’nin ürününü bulamadım, Ikea’nın ürününün nasıl kullanıldığından emin olamadım.)
Teşekkürler

Merhaba Tolga Bey,

Yorumunuz için teşekkür ederim. Akıllı anahtar olarak şu cihazları kullanıyorum.

https://www2.meethue.com/en-us/p/hue-dimmer-switch/046677473372
https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/aydinlatma/aydinlatma-aksesuarlari/akilli-aydinlatmalar/10460751/tradfri-uzaktan-kumanda.aspx
https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/aydinlatma/aydinlatma-aksesuarlari/akilli-aydinlatmalar/70408595/tradfri-uzaktan-kumanda.aspx
https://www.aqara.com/en/smart_light_switch_no_neutral.html

İlk ürünü çocuk odasında normal duvar anahtarının yerine takarak kullanıyoruz. Odadaki ışıkları açmak, kapatmak, parlaklığını değiştirmek ve ışık modunu değiştirmek işlerini (kırmızı renk, soft ışık vb.) yerine getiriyor.

İkinci kumandayı salonda kullanıyoruz. Toplamda 4 adet ampülü kontrol ediyor. Hepsini açıp kapatacağımız zaman ya da parlaklığı arttırıp düşüreceğimiz zaman kullanıyoruz.

Üçüncü kumandayı akıllı prizi açıp kapatmak için kullanıyoruz.

Son kumandayı henüz monte etmedim ama bununla dört tane ışığı bağımsız olarak (sol tuş kısa basma, sağ tuş kısa basma, sol tuş uzun basma ve sağ tuş uzun basma) açıp kapatmak mümkün. Akıllı ev sistemlerinde genelde temel sorunlardan biri ev halkından birinin duvar anahtarını kapatması oluyor. Böylece akıllı ampüle elektrik gitmediği için otomasyonunuz da bozuluyor (örneğin ev kapısını açınca eğer evde de kimse yoksa koridor ve giriş ışıkları yansın gibi.) Bunun önüne geçmek için anahtarları zaman içinde bu tip kumandalarla değiştirmek bir yol olarak tavsiye ediliyor. Bir de eğer bir sesli asistan vs kullanmıyorsanız her seferinde uygulamaya girip lamba yakmamak için bu tip anahtarları yine ortada bırakmak mümkün. Satın alma kararı vermeden cihazların birbiri arasındaki uyumluluğa mutlaka dikkat etmek gerekiyor. Yakında bununla ilgili de yazacağım. Umarım cevap olabilmiştir bir nebze.

Selamlar,

-akın

Akın Bey,
Tekrardan ellerinize sağlık. Çok teşekkürler cevabınız için.
Ben bu sistemler üzerinde X90 zamanlarından beri kafayı yoruyorum ancak ne yazık ki dediğiniz gibi buradaki bağımlılıklar insanı çileden çıkartıyor (configure > make > makeinstall > failed dependencies cehennemi gibi.)
Benim öncelikli senaryom panjurlar ile ilgili. Bunun içinde anahtarın açma-kapama özelliği ile birlikte -sanırım- bir özelliği daha olması gerekiyor. Ben aşağıdaki ürünlere bakıyorum:

https://uslusmart.com/urun/wifi-perde-ve-panjur-kontrol-anahtari-uslu-pajur/
https://www.rovline.com/aydinlatma-modulu-43839

Ancak ne yazık ki üreticilerden tam anlamıyla doğru bir cevap alamıyorum. Müşteri hizmetlerine “ürününüz hangi protokolü kullanıyor; Zigbee, X90 …” diye sordum, “Wifi” cevabını aldım. Üretici bağlantı tipi ile iletişim protokolünü ayırt edemezken, cihazların en azından kağıt üzerinde bile uyumluluklarını görmek mümkün değil.

Açıkçası işin içinden nasıl çıkacağımı bilmiyorum, yazılarınızdan bir yol bulmayı umuyorum 🙂

İyi haftasonları dilerim.

[…] Akıllı ev sistemleri teknolojinin gelişmesiyle birlikte günden güne daha yetenekli olmaya başladılar. Bu yeteneği kazanmalarının itici güçlerinden birisi bu alandaki yazılımların gelişmesi ve donanımların ucuzlaması oldu elbette. Günümüzde bundan bir on – yirmi yıl önce yapılması çok zor olarak görülen entegrasyonlar şu anda çok kolay bir şekilde yapılabiliyor. […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir