Kategoriler
Akıllı ev

Konum belirlemek: Ben Başka Yerde miyim?

Bir evi akıllı hale getiren şeylerden biri günlük rutinlerinizi sizin yerinize evinizin takip ederek sürekli tekrar ettiğiniz hareketleri evinizin yapmasıdır. Bunu yapabilmek için de evinizin, sizin ve ev halkının konumunuzu bilmesi son derece önemlidir. Makro seviyede baktığınızda konum belirlemek o kadar zor değil aslında. Günümüzde, her birimiz konumumuzu 100 yıl önceki bir denizcinin ağzını bir karış açık bırakacak kadar kesin söyleyen cihazları hemen hemen her an yanımızda taşıyoruz. Öte yandan konumunuzu mikro bir seviyede tespit etmek, teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun hala biraz temenni biraz da şansa bağlı Voodoo büyüsü seviyesinde. Bu yazıda evinizde konumunuzu nasıl belirleyeceğinizi ve bunu nasıl kullanacağınızı anlatmaya çalışacağım.


Benim açımdan evde olup olmadığınız, günlük rutininizde olan bir yere uğrayıp uğramadığınız ya da ev dışında tam olarak nerede bulunduğunuz makro seviyede konum demek.Yukarıda da belirttiğim gibi makro ölçekte konum belirlemeniz o kadar zor değil. Peki bu konumu nasıl belirleyebilirsiniz bir de ona bakalım.

Makro Konum Belirleme

Cep telefonu ve GPS:

Cep telefonunun konum özelliğini kullanmak hepimizin aklına gelen ilk yol olacaktır. Gerçekten de cep telefonları gerek operatör üzerinden gerekse uydudan aldıkları konum bilgisiyle neredeyse hatasız olarak dünya üzerindeki konumunuzu gösterebilirler. Teorik olarak İnternet bağlantısı olduğu sürece bunu bir yere rapor da edebilirler. Böylece eviniz, tüm sakinlerinin her an nerede olduğunu bilebilir ve konumlarına göre aksiyonlar alabilir. Unutulmaması gereken nokta bu işlemin son derece pahalı olmasıdır. Hayır paradan bahsetmiyorum sizin için muhtemelen çok daha kıymetli bir şeyden bahsediyorum. Telefonunuzun şarjından!

Telefonunuzun radyosu tam kapasite ile çalıştığında muhtemelen cihazınızın bataryasını tüketen bileşenler arasında ilk üçe girer. Ekranınız, fotoğraf makineniz hatta kimi zaman işlemciniz günlük hayatta radyonuza göre çok daha az enerji tüketir. Bunu siz de test etmişsinizdir. Örneğin sürekli 3G – 4G (4,5 muydu o ya) arasında geçiş yaptığınız bir yerdeyseniz şarjınız daha çabuk biter. GPS de telefonunuzun radyosunu kullandığından (eğer sürekli konum alma izni verdiğiniz bir uygulamanız yoksa) evinize konum göndermek telefonun şarjında dramatik bir düşüş yaratabilir. Dolayısıyla makro seviyede sadece GPS kullanmak bir keskinlik getirse de her zaman tercih edilmeyebilir. O yüzden farklı yöntemlerin kombinesini kullanmak mantıklı olacaktır.

Ağ, Ping, NMap ve Donanım:

Özellikle nerede olup olmadığınızdan ziyade bir yerde olup olmadığınızın önem kazandığı durumlarda GPS takibi yerine ikincil araçlara başvurabilirsiniz. Ünlü duvar panosunda dediği gibi Ev, kablosuz ağa otomatik olarak bağlandığınız yerdir. Bu sebeple kablosuz ağınız genelde evde olup olmadığınızı anlamak için iyi bir araçtır. Burada kullandığınız donanıma ve bilginize göre farklı farklı araçlar kullanmak mümkün. Örneğin cep telefonunuza sabit IP verip sonrasında adresi pingleyerek ya da nmap kullanarak ağınızı taramanız mümkün. Yine kullandığınız router ya da AP’den de bu veriyi alabilirsiniz.

Bluetooth, Beacon ve Diğerleri: Wireless kadar yaygın olarak kullandığımız teknolojilerden birisi de Bluetooth. Özellikle akıllı saatlerin ve kablosuz kulaklıkların hayatımıza girmesi sonrasında çoğumuz artık telefonumuzun Bluetooth özelliğini hiç kapatmıyoruz. Eğer elinizde BLE uyumlu cihazlar varsa minimum gecikmeyle ortamda olup olmadığınızı anlamak son derece mümkün.

Bu yöntemler makro düzeyde bir yerde olup olmadığınızı ya da net konumunuzu anlamak için faydalı olsa da akıllı evle ilgili temel sorunlarınızdan birini çözmeye gelince genelde çuvallıyorlar.

Aynı Kattayız Be: Evde Konum Bulma

Evde hangi odada olduğunuzu bulmak akranlarına göre yetenekli sayılacak bir deveye bile hendek atlatmaktan biraz daha zordur. Bunun bir kaç nedeni var. İlki evinizin Wi-Fi’ya otomatik bağlandığınız yer olması yani rahat olmanız. Evde kimi zaman sivil (?) dolaşıyor olmanız kimi zaman telefonunuzu şarja takıp oturma odasında uzanıyor olmanız gibi sebeplerden dolayı birini ev içinde takip edebilmek son derece zordur. Öte yandan evinizin her odasına kamera koyup yüz tanımaya çalışmak ilk anda kulağa mantıklı gibi gelebilir. Bu yöntem hem gizlilik gerekçesiyle çok kabul görmeyebilir hem de bir miktar sineğe tankla dalmak anlamına gelir. Peki bu durumda hangi odada olduğumuzu nasıl anlarız?

Ben başka ilde miyim?

GPS: Bu fikri hızla unutabilirsiniz. Zira eviniz (genellikle) dört duvar arasındadır ve elinizdeki cihazın kapalı alanda 1 metre hassasiyetle (kimi zaman iki farklı odada olmanızı sağlayan 10-15 cm kalınlığında bir duvardır.) vermesi imkansızdır.

NFC Etiketleri:

Yeterince takıntılıysanız. Gerçekten yeterince takıntılıysanız evinizde dolaşırken telefonunuzu elinizden bırakmayabilir ve her girdiğiniz / çıktığınız odada telefonunuzu bir etikete dokundurarak konumunuzu evizinize iletebilirsiniz

Bluetooth ve BLE:

Telefonunuzun, saatinizin ya da sizinle olduğundan emin olduğunuz bir cihaza güvenerek hangi odada olduğunuzu ve konumu belirlemeye çalışabilirsiniz. Özellikle BLE’de biraz test ve eve birden fazla BLE okuyucu koyarak epey başarılı sonuçlar elde etmek mümkün.

Hareket Sensörü:

Hareket sensörü konum tespitinden ziyade konum tahminine yönelik olsa da çok ucuz ve basit olması sebebiyle son derece yaygın kullanılmaktadır. Bu avantajlarına rağmen bazı problemleri bulunmaktadır. Temel problemi bir kere tetiklendikten sonra tekrar tetiklenmesi için yeni bir harekete ihtiyaç duymasıdır.

Bu da eğer odadaysanız ama hareketsizseniz ara ara hareket etmeniz gerekmesi manasına gelir. Öte yandan eğer tek bir hareket sensörsünüz varsa salondan mı odaya yoksa odadan mı salona gittiğinizi tespit etmeniz mümkün değildir.

Termal Sensör: Yok füze dediğinizi duyar gibiyim ama bu sensörler saydığım tüm yöntemler arasında en başarılı yöntem olarak görülmekte. Termal sensörler baktıkları aralığın termal bir görüntüsünü çeken bunu sensörün yapısına göre (örneğin 64X64 kare) haritalandıran ve harita içinde ısı değişikliklerine bakarak ortamda bir insan (ya da ortama göre daha sıcak bir nesne) olup olmadığını söyleyen sensör kardeşlerimizdir. Sensörün konumlandırması ve başarımına göre ısı kaynağının yerini de belirleyebildiğinizden odadaki kişi sayısını bile algılamak mümkün olabilir.

Bir kişi be bir kişi: Gerçek Hayat Uygulamaları

Peki, gerçek hayatta bu kadar konum takıntılı olmak ne işe yarar? Ben kendim konumu nasıl ve neden kullanıyorum? Aslında temelde yukarıda yazdığım hemen hemen her yöntemi kullandığımı söyleyebilirim. Hali hazırda nerede ne kadar zaman harcadığımı görmek için uzun süredir GeoFency uygulaması kullanıyorum. Bu uygulama iPhone’da daha az hassas olan konum verisini kullanarak belirlediğim alanların dışına çıktığımda (ev, iş vd.) hangi alana girdiğimi ya da çıktığımı eve bildirebiliyor.

Öte yandan GPS verisinin özellikle uzun süre kapalı alanda sabit kaldığımda problem yaşatacağını bildiğimden evdeyken aynı zamanda erişim noktası üzerinden cep telefonumun ve saatimin bağlı olup olmadığını kontrol ediyorum. Böylece GPS zaman zaman false-positive bir şekilde evden çıktığımı sansa da evde olduğumu anlayabiliyorum. Yakın zamanda bir Tile sensör edinmiştim. Onu da aracıma koyup aynı zamanda arabaya bindiğimde evimin bundan haberdar olmasını amaçlıyorum. (TOGG bul beni).

Evde olduğumu anladıktan sonra yapmam gereken şey yazıdan da anlayacağınız gibi hangi odada olduğumu anlamak. Bunu şu an için iki odada yapmayı hedefliyorum. Bunlar salon ve mutfak. Bunun için BLE kullanmayı amaçlıyorum. Umarım gelecek hafta benim ve eşimin o anda salonda mı yoksa mutfakta mı olduğunu anlayacağım. Bunun için kullanmayı planladığım Room-Assistant uygulaması blogun bundan sonraki yazısı ve bizim de ilk kurulum yazımız olacak.

Temel amacım bu karantina durumu bittiğinde bir kaç tane termal sensör alıp çok daha kesin bir şekilde evin neresinde olduğumuzu anlamak olacak.

Neler Yapılabilir?

Makro seviyede konumunuzu biliyorsanız evden çıkış rutinlerinizi ve geliş rutinlerinizi yapabilirsiniz. Bunlar son derece standart şeyler. Örneğin evden ayrıldığınızda ışıkları kapatabilir, siz evde yokken evdeki cihazların indirme kapasitelerini arttırabilir, kombinizi ya da peteklerinizi kapatabilirsiniz. Bunların tam tersini de eve yaklaşırken yapabilirsiniz.

Mikro seviyede ise daha ince ayarlar yapmak mümkün. Her odanızda bir bağlı hoparlörünüz varsa müziğiniz sizi ev boyunca takip edebilir. Ayrıldığınız odada başkası yoksa ışıklar kapanabilir ya da gittiğiniz oda sizin kim olduğunuzu bildiğinden ışıkları / perdeleri sizin sevdiğiniz ambiyansa getirebilir hatta dilerseniz televizyonda istediğiniz kanalı açıp ısıtmayı size göre ayarlayabilir. Amaç rutinleri otomatikleştirmek olduğu için sizin rutininiz neyse ona göre bir ayar yapabilirsiniz.

Bizim duyu organlarımızla dünyamızı algılamamız gibi akıllı ev sistemleri dünyayı sensörler ve veriler yardımıyla algılar. Bu yazıda algıyı konum bazlı nasıl güçlendireceğimizi ve neler yapabileceğimizi anlatmaya çalıştım. Gelecek yazıda bir Room Assistant kuracağız ve sonrasında bunu akıllı ev sistemi olan Home Assistant’a entegre edeceğiz.

O güne kadar hem aklınız hem de bedeniniz evde kalmaya devam etsin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir